Turgutlu’nun sokaklarında, çarşısında, pazarında gezerken bir şey fark ediliyor. Seçimi az farkla kaybetmiş olsa da sahayı terk etmeyen, gönülleri hiç bırakmayan bir isim hâlâ vatandaşın arasında dolaşıyor: Bülent Ayhan.
Esnaf Kefalet Kooperatifi seçimlerinde aldığı yüksek destekle dikkat çeken Ayhan, sandıktan istediği sonuç çıkmasa bile halkın gönlünde yerini koruyor. Çünkü o, “alın teri”ni sadece bir söz olarak değil, çocukluğundan beri ekmeğine karıştırmış bir insan. Çiftçi bir ailenin çocuğu olmanın verdiği emek terbiyesi, her adımında hissediliyor.
Turgutlu’nun caddelerinde yürürken selam vermediği dükkân kalmıyor. Birinin düğününde, diğerinin cenazesinde, bir başkasının hastasında Ayhan yine orada. İyi günde omuz, kötü günde destek
Bu cümle aslında bir tercihten öte, bir güven ifadesi. Esnaf için “senin derdin benim derdimdir” diyebilen herkes kıymetlidir; ama bunu söylemekle kalmayıp her gün sahada olan çok azdır.
Turgutlu’nun sokaklarında yankılanan cümleler tesadüf değil:
“Aday olursa oyumuz ona.”
Bu laf, bir vaat ya da bir slogan değil. Bir güven belgesi. Kaybettiği seçimin ardından kaybetmediği saygının mühürü.
Esnaf diyor ki:
“Bizim derdimizle dertlendi, bizi sadece seçim günü hatırlamadı.”
“Koltuğu değil, memleketi sevdi.”
“Bizden biriydi.”
Bülent Ayhan’ın hikayesi tam da burada ortaya çıkıyor. Sandığın dili bir gecelik, kalbin dili ömürlüktür. Ayhan da kalpte karşılık bulabilen nadir isimlerden biri.
Turgutlu’da bazı insanlar seçimi kaybeder, bazı insanlar gönülleri kazanır.
Bülent Ayhan ikinci grupta.
Bu yüzden şehirde bir beklenti, bir umut, bir fısıltı dolaşıyor:
Turgutlu bu hikayenin devamını istiyor.
















